Özet: Bu yazı,  Kuran’da aynı harf ve hareke dizilimiyle  toplam 13 defa geçen “vemâ edrâke” ifadesini  “….sana bildiren nedir?” olarak anlamayı tercih ettiğimizde bize ne tür açılımlar sağlayacağına ilişkin bulgularımı paylaştığım yazıların ilkidir. 


 

Aslında bu yazının konusu “siccin nedir” değil. Yazım için bu başlıkta karar kılmamın nedeni, benim bu soruyu sormak suretiyle ile ulaştığım bulguları sizlerle paylaşmak. Çünkü “siccin nedir” sorusu beni topam 13 tane ayeti incelememi gerektirecek bir sorgulama zincirini başlattı.

Ama önce bu soruya nasıl ulaştığımı da sizlerle paylaşayım çünkü önemli:

 83/20 ayetinin Latin harfleri ile yazılmış hali şu şekildedir:

“Kitâbun merkûm(un)” 

Bu ifade genel olarak “yazılmış bir kitap” olarak çevrilmiş. Elimdeki çevirilerde sadece Yaşar Nuri Öztürk ve Edip Yüksel çevirilerinde “rakamlandırılmış bir kitap” şeklinde geçiyor. İzlediğim metodoloji gereği, en az bir kişi ayete farklı bir anlam verdiyse orada fazladan incelemeye değer bir şeyler var diye düşünüyorum; ve bu yol şükür şimdiye kadar hep en azından beni tatmin edecek geçerli ve tutarlı bulgulara ulaşmamı sağladı. (Zaten geçerli ve tutarlı bulmadığım; fantastik bulguları sizlerle paylaşmıyorum. Her neyse.)  Tabi, “Kitâbun merkûm’u rakamlandırılmış kitap olarak çevirenlere yapılan eleştirileri de okudum. Çok iyi Arapça bilenlerin bile bu konu üzerinde anlaşamadıklarını görünce bu yoldan giderek tatmin edici bir bulguya ulaşamayacağımı anladım ve bu yolu hızla terk ettim. Benim inancım şudur ki; Allah bize  Kitabında bu tarz anlaşmazlık olan muhakak başka  çıkış yolları da göstermiştir.

Farkettim ki çeviri ihtilafı aslında hissedilmese de 83/7’de başlıyor. Bence 83/7’yi çevirirken henüz Edip Yüksel bile oluşmaya başlayan bu ihtilafın farkında değil.

83/7: Kellâ inne kitâbe-lfuccâri lefî siccîn(in)

Hayır; facir olanların kitabı şüphesiz ‘Siccîn’dedir. (Ali Bulaç çevirisi)

-Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak “Siccîn”dedir. (Diyanet)

-Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin’dedir. (Edip Yüksel)

-Hayır, iş düşündükleri gibi değil! Rezilliğe batmışların kitabı, karanlık ve pis bir çukurun, Siccîn’in ta içindedir. (Yaşan Nuri)

Ayette geçen “kitabe” ifadesi aynı harf ve hareke dizilimiyle tam 85 kez Kuranda geçiyor. Ve genel olarak hep “kitap” olarak çevrilmiş. Bu konu Siccin’i anlamak için oldukça önemli. Sorum şu: “Siccin” burada içerisinde kötülerin yazgısı olan bir kitap mıdır yoksa kitabın bulunduğu yerin adı mıdır?  Bu soru burada şimdilik dursun. Şimdi çok daha önemli bir konuya geliyoruz.

83/8: Vemâ edrâke mâ siccîn(un)

  –‘Siccîn’in ne olduğunu sana öğreten nedir? (Ali Bulaç)

-Siccin’in ne olduğunu sen nerden bilirsin? (Diyanet)

-Siccin nedir bilir misin? (Edip Yüksel)

-Siccîn’in ne olduğunu sana gösteren nedir? (Yaşar Nuri Öztürk)

83/8’de geçen “vemâ edrâke” kalıbı aynı harf ve hareke dizilimiyle bu ayet dahil toplam 13 kez geçiyor. Bazı çevirmenler “nedir bilir misin?” olarak ; bazıları ise “ne olduğunu gösteren nedir?” olarak çevirmiş.

Hemen o 13 ayetten bir örnek seçiyor ve ilahiyatçı bir tanıdığıma konunun genelinden hiç bahsetmeden soruyorum:

-İnfitar/17; “Vemâ edrâke mâ yevmüddin” ne demek?

-Din günü sana bildiren nedir?

-Emin misin?

-Evet!

-Peki “din günü nedir” olmaz mı?

-Olur ikisi de aynı şey sayılır..Hem ne farkeder neden uğraşıyorsun böyle şeylerle?

– 🙂

 

İşte böylelikle “siccin nedir?” soruma cevap bulmak adına çıktığım yolculukta iki bulgu ile karşılaştım.

-Siccin bir kitabın adı veya bir yerin adı

-83/8: Vemâ edrâke mâ siccîn(un) , ya siccin nedir bilir misin demek ya da sana siccin’in ne olduğunu bildiren (idrak ettiren) nedir demek.

Benim iki bulguda şimdilik tercihlerim şunlar:

Siccin bir yerin adıdır

Siccin’in ne olduğunu sana bildiren (idrak ettiren) nedir?

Ben konu üzerinde biraz daha çalışayım; bir yazı dizisi tadında olsun, yeni bulgularımla birlikte Siccin nedir (2) yazısıyla sizlerle birlikte olacağım inşallah..

 

Share