Nursel Durabay’ın “FATİHA-2: “ALEM” DEĞİL “ALİM” DİYENLERE CEVABIM” yazısına cevabım

Nursel Durabay’ın “FATİHA-2: “ALEM” DEĞİL “ALİM” DİYENLERE CEVABIM” yazısına cevabım

Bu konuda ben de bir giriş yazısı yazmıştım.

https://www.kuranincelemesi.org/bulgu/meal-notlari-alemlerin-rabbi-ne-demek/

Yazıda göreceğiniz üzere “kesin” yargılardan kaçındım; okuyanları da sürece dahil edecek şekilde kesin ifadeler içeren doneler kullanmaya gayret ettim. Zira bu sitedeki yazılarımın amacı sizlere hüküm vermek değil; kendi kanılarım ve delillerimle beraber dikkat çekici noktaları sunarak sizleri beraber çalışmaya davet etmek.

Bu konuda N.D’ın bir yazısına rastladım:

FATİHA-2: “ALEM” DEĞİL “ALİM” DİYENLERE CEVABIM

Nursel Durabay isimli arkadaştan hem memnunum hem rahatsızım. Düşüncelerini kompozisyon halinde yazıya döktüğü için –ki bunu yapan kişi neredeyse kalmadı” memnunum; fakat yazılarında genelde “bu işin en doğrusunu ben bilirim” havası estirdiği için rahatsızım.

Yazının şu kısmı ilgimi çekti.

Garip bir çıkarım yapmış:

Kuran SON NOKTAYI koymaktadır demiş. Kendisinin en doğruyu anladığına dair bir gizli ima var. Eğer bu SON NOKTA ise biz Kuran’ı çalışmayalım sana tabi olalım sayın Durabay!

Alemlerin rabbi demek her şeyin rabbi demekmiş bu çıkarıma göre.

Karşımda defter var, kalem var, çanta var, masa var, sandalye var…… Bunlar ŞEY ise ( çoğulu eşya) bu  nesnelerin de rabbi mi?

Yazıda sorgulanması gereken husus ŞEY ne demektir ve RAB ne demektir?

Kuran’da Allah geçer, Rab geçer, Rahman geçer, Rahim geçer daha bir çok sıfat geçer. Bunları birbirinin yerine geçecek şekilde anlamak doğru mu?

Bu sorgulamayı yapmadan böyle kesin ifadelerle eleştiri yazısı yazmak doğru mu?

Bu yazıda Fatiha 2’de “alimlerin rabbi olarak okunur” veya “alemlerin rabbi olarak okunur” gibi bir iddiamı kesinleştirmek değil amacım. Bana göre “alimlerin/bilenlerin rabbi/eğitmeni” yazıyor ama bu yazıda bunu tartışmayacağım.

Meraklısına not siccin kelimesi olmuş burada zindan???

Sayın Durabay, bakın alim olmayanların rabbi… 12:39’a göre başka rabler de varmış. Bilmeyenlerin rabbi de olabiliyormuş.

Rab kavramını irdeleyip bir sonuca varmadan keskin ifadelerle yargıda bulunmak hatalıdır ve bunu sayın Durabay maalesef hep yapıyor.

Şey ne demek olabilir göz gezdirelim. Kuran’dan bakınca bunun şa’e (diledi) kökünden türediğini görebiliyoruz. ŞEY kavramı bizim günlük dilde kullandığımız anlamında değil de şu anlamda kullanılmış olması kuvvetle muhtemel…

Rab eğitmen demek ise,  ŞEY dilemek ile ilgili bir kavram ise “külli şey” ne demektir? Burasını “Allah her şeyin rabbidir” gibi garip bir anlam vererek atlatamazsınız sayın Durabay.

Biraz spekülasyon yapayım.

Ben de dedim ki “Allah külli dilemelerin eğitmenidir. ”

Bu doğru ise çürüdünüz gittiniz Durabay.

Sizden ricam yazılarınızda hipotezlerinizi, delilleriniz, kanıtlarınızı net ve keskin ifadelerle sunun, uzun uzun yazılarla tartışın biz okuruz fakat “Kuran’da Allah son noktayı koymuştur” gibi kesin yargılardan kaçınınız.

Aslında bu yazının amacı buydu.

One thought on “Nursel Durabay’ın “FATİHA-2: “ALEM” DEĞİL “ALİM” DİYENLERE CEVABIM” yazısına cevabım

  1. “Kuran’da Allah geçer, Rab geçer, Rahman geçer, Rahim geçer daha bir çok sıfat geçer. Bunları birbirinin yerine geçecek şekilde anlamak doğru mu?”

    Rab, Rahman Rahim kelimeleri bildiğim kadarı ile Kuranda Allahın isimleri olarak zikrediliyor. Bir ismi diğerinin yerine kullanamaz mıyız? İsim yada sıfat olması anlamamız gereken noktayı değiştiriyor mu?

    İsimler birbirinin yerine kullanılabiliyorsa Alemlerin/Alimlerin Rabbi tamlaması neden Rab ismi ile bütünleşiyor da Alemlerin Rahmanı olarak karşımıza çıkmıyor olabilir?

    Son noktalara odaklanmadan uzun uzun okumalara yönelmeliyiz. Bir bilenin dediği gibi “Sosyal medya zehirlidir..”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*