Siccin ve İlliyîn nedir? (2)

Bir önceki yazının devamı olan bu yazıda, konuya kaldığım yerden devam ediyorum.

83. Sure olan Mutaffifin Suresinde geçen “Kitâbun merkûm(un) ifadesi Zemahşeri tarafından da (eğer alıntıladığım kaynakta yapılan çeviri doğru ise) “rakamlanmış kitab” olarak anlaşılmış. Fakat devamında rakamlandırılmış olan o kitabın Siccin olduğu sonucuna varılmış. Aynı şekilde Elmalılı tefsirinde de benzer bir sonuca ulaşılmış.

 

Zemahşeri ise kelime hakkında yaptığı bazı dil açıklamalarından sonra şöyle demiştir: “Allah Teâlâ facirlerin kitabının Siccîn’de olduğunu haber verdi. Siccîn’i de yazılmış, rakamlanmış kitab diye tefsir buyurdu. Şu halde Onların hesabı yazılmış kitabdadır” denilmiş gibi olur. “Bunun manasına gelince Siccîn kuşatıcı, kapsamlı bir kitab” demektir. O, kötülük divanıdır. Allah Teâlâ onda cin ve insanlardan şeytanların, kâfirlerin, fasıkların amellerini toplamıştır. O, rakamlanmış, satırlar halinde düzenlenmiş, yazımı açık yahut alâmetli bir kitabtır. Gören herkes onda hayır olmadığını bilir. Dolayısıyla manâ, “facirlerin amellerinden yazılanlar o divanda kaydedilmiştir” demek olur” (Zemahşeri, el-Keşşâf, IV, 720-721).

Kelime hakkındaki görüşleri aktaran Elmalılı, bütün nakillerden sonra kendisi şu manayı vermiştir: “Hâsılı, Siccîn, maddesi itibariyle bir zindan veya zindancı, ya da zindanda mahpus anlamlarını ifade eder. Kelimenin facirlerin yazısına zarf yapılmasına en yakışan manâ ise, Siccîn’in bir zindan sicili veya sicil zindanı olmasıdır” (Hak Dini Kur’an Dili, VIII, 5652-5655).

Ali Bulaç çevirisinden 7. Ayetten itibaren surenin sonuna kadar aktarıyorum. Sonunda bazı sorular soracağım:


 

83/7 :Hayır; facir olanların kitabı şüphesiz ‘Siccîn’dedir. (Kellâ inne kitâbe-lfuccâri lefî siccîn(in))

83/8: ‘Siccîn’in ne olduğunu sana öğreten nedir? Vemâ edrâke mâ siccîn(un)

83:9: Yazılı bir kitaptır.( Kitâbun merkûm(un))

83/10: O gün, yalanlayanların vay haline.

83/11: Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar.

83/12: Oysa onu, ‘sınır tanımaz, saldırgan’, günahkar olandan başkası yalanlamaz.

83/13: Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: ‘Geçmişlerin masallarıdır’ dedi.

83/14: Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

83/15: Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek-yoksun tutulmuşlardır.

83/16: Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır.

83/17: Sonra onlara: ‘İşte sizin yalanladığınız (şey) budur’ denir.

83/18: Hayır; ebrar olanların kitabı, ‘İlliyîn’dedir.

83:19: ‘İlliyîn’in ne olduğunu sana öğreten nedir? Vemâ edrâke mâ ‘illiyyûn(e)

83/20: Yazılı bir kitaptır. ( Kitâbun merkûm(un))

83:21: Ona yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar şahid olurlar.

83/22: Gerçek şu ki, ebrar olanlar, elbette nimetler içindedirler.

83/23: Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler.

83/24: Nimetin parıltılı-sevincini yüzlerinde tanırsın

83/25: Onlara mühürlü, katıksız bir şaraptan içirilir.

83/26: Ki sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar.

83/27: Onun karışımı ‘tesnim’dendir.

83/28: Bir kaynak ki, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içer.

83/29:Doğrusu, ‘suç ve günah işleyenler,’ kimi iman edenlere gülüp-geçerlerdi.

83/30: Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş-göz ederlerdi.

83/31: Yakınlarına döndükleri zaman neşeyle dönerlerdi.

83/32: Onları gördükleri zaman ise: ‘Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır’ derlerdi.

83/33: Oysa kendileri onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi

83/34: Artık bugün, iman edenler, kafir olanlara gülmektedirler.

83/35: Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmek suretiyle.

83/36: Nasıl, kafir olanlar, işlediklerinin ‘feci karşılığını gördüler mi?’


 

Eğer “kitâbe-lfuccâri” yani facir olanların kitabı Siccin’de ise; ve bir sonraki ayette ‘Siccîn’in ne olduğunu sana öğreten/idark ettiren nedir? (Vemâ edrâke mâ siccîn(un)  diye soruluyor ise, bir sonraki ayette “yazılı veya rakamlanmış bir kitaptır. ( Kitâbun merkûm(un))ifadesi nasıl oluyor da, Siccin’in bir özelliği olarak atfediliyor? Bu aynı şekilde 83/19’da geçen “İlliyîn” için de geçerli.

Yani; rakamlanmış veya yazılı olan kitap Siccin midir (ki 83/7’de Siccin’in kitap değil kitabın bulunduğu yer olduğu anlaşılıyor) yoksa Siccin’in ne olduğuna dair işareti yazılı veya rakamlandırılmış kitap olan Kur’an’da mı arayacağız?

Tabi bu konuda işime gelen çeviriyi tercih ettiğim yönünde eleştiyi bana yöneltebilirsiz. Ali Bulaç mealini tercih etmemin sebebi ilgili ayetlerde yer alan ifadeleri mümkün olduğunca orjinaline yorum katmadan aktarmış olmasındandır. -kitâbe-lfuccâri’yi “facir olanların kitabı” olarak çevirmesi (ya da aslında çevirmeyip aynen bırakması) gibi-

Bir sonraki yazıda “Vemâ edrâke mâ… “ kalıbına sahip diğer ayetleri inceleyeceğim ve bulgularımı paylaşacağım inşallah.


Edit:  Bu yazıyı hazırladıktan  sonra Ragıb el-Isfahani “Müfredat- Kur’an Kavramları Sözlüğü” kitabına baktım. kitabın R-k-m bahsinde şöyle yazılmış: “Kalın hat, bazılarına göre ise kitabı noktalama anlamına gelir. Rakamlanmış bir kitaptır (Mutaffifin 9 Kitabün mergûm) ayeti bu her iki anlama göre de yorumlanmıştır.

Çıra Yayınları,Ağustos 2010, sayfa 438


 

 

Share

3 thoughts on “Siccin ve İlliyîn nedir? (2)

    harun

    (Şubat 18, 2016 - 7:34 pm)

    SİCCİN SOL HAFIZA İLLİYYUN SAĞ HAFIZA SAĞ BEYİN VE SOL BEYİNDE BULUNUR
    ALLAHIN İLMİ BASİT MUHTEŞEMDİR

    Erdogan TURKER

    (Eylül 6, 2016 - 9:31 pm)

    yeryuzune inecek olan kitapların anasıdır illiyin ve siccin arzin hakimi şuanda semaya bulunmaktadır arzin sakinleri bundan haberdar onlarda onu beklemektedir dunyaici varlıklar bedenlii ve bedensiz varliklardir

    Secret_key

    (Kasım 28, 2016 - 10:40 am)

    Admin orbitallerin,birer,ikiser,ucer,dorder dizilislerine bi bak bak bakalim neler bulacaksin:)

    Ayrica idrak etmede zaten beyinde gerceklesiyor
    Konu oladar derinki kuran bir seyri suluk kitabı olmasinin yaninda,anatomik ve matrix duzenegini delillendiren bir kitaptir,ayetlerde cok buldum cok arastirdim bunu
    Sana tavsiyem fatir suresini
    Yunus 61 i

    Yani en ufak ve en buyuk ifadeleri elektronlari atomlari huggs sal bozomlari,monoatomize elementleri delillendirir,once anlatir sonra altin cumleyi kondurur ayetin sonuna
    Murselat suresi de bu kuvveler icin delildir
    Savurdukça savuranlara gibi tabirler hep bunu delillendirir
    Biz bu ayarlanmış terkiym edilmiş hologramın icinde bir binege bindik saniyede 300000km hızla yüzdürülüyoruz,her sey gerçekmiş gibi algılattırılıyor bize ama bizler sadece atomların birlesiminden olustugumuzu saniyoruz
    Gerçek ayarlanmisina daha girmedik
    Girecek olanlarin sayisida az deniyor
    Imtihan 19 kademeli gerceklesiyor
    Uzayda bu yazilimlarin kuruldugu yerler suan biliniyor ,maritler daha onceden biliyorlardi tabi,ama desifre edenlerin bi cogunuda oldurduler
    Suan sansurlenmis bir uzaya bakiyor herkes tabi cillak gozle gorulemez makina kullanarak enerjisel yapisini inceleyebilirsiniz
    Olenlerde kozal plan diye bir duzenegin icinde geometrik kurelerin icinde yazilimi durdurularak bekletiliyorlar,araf denilen alan ise bu sirri bilenlerin rahatca gezinebilenlerin alani,sehitlerde buna dahiller,ağraf sureside cok ilginçtir,yaşam ciceği motifinde gezmek gibidir bu sistemin icinde gezmek yapraksi alanlar araf arabidir,illiyyun ruhlar orada bekletilirler disina cikamazlar,girenlerle yada gozlemleyen(idrak edenlerle selamlasirlar)
    Paralel evren algisi yan yana siralanmis evrenler degildir,ic içe geçmiş kurelerdir ikisi arasindaki kesişen yapraksi alanlar arafsal alandir,dunyaninda oyle alani mar madden manen araf alani arabistan ve yukarisinni kapsayan meridyen alan arafsal alanin diger evrenle ic ice gectigi alandir,yaprakcik yani,bu yuzden kuran bu bolgeye tuva alani demis
    Konu cok derinde
    Idrak yani yakinlastirilanlar,beyninde musa vari epifizi terbiye edip gözunu acabilenler bu yazilima evrenin her yerinde sahit olurlar idrakkkkkkkk denilen seyden kastedilen budur,gozle gorulemez ,ancak gelismis aletlerle varligi kanitlanabilir,onuda saklayacaklardir
    Idrak etmek kaliyor yani size

    Siccin nedir diye bir soru yöneltmeseydi sana ayet,sen okuyup geçecektin
    Burdaki sırrı idrak et diyor sana

    Ama bu idrak sadece tek fazla olamaz,her alanda herseyin davraniş sekillerini dusunup anlamaya calisarak,dogru anlamaya calisarak en azindan idrak etmeye calismak gerek

    Arkadaslar ölenler cennete daha niye girmemişlerdir,bu konu size öyle kapılar açacakki
    Umarım idrak edenlerden olursunuz hepinizde
    Ne mutlu orbital dizilimini sağında gerçekleştirebilenlere…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir