Kuran’da beyin kelimesi geçmez mi?

İddia şu :

Hac 46:  (Sana karşı çıkanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lakin göğüsler içindeki kalpler kör olur.

“Kuran’da kalp kelimesi düşünme organı olarak vurgulanmıştır. Çünkü eski insanlar “beyin” denilen organın işlevlerini bilmiyorlardı. Bu yüzden düşünme organını “kalp” sanıyorlardı. Kuran insan sözü olduğu için düşünme organının “kalp” olduğunu varsaymıştır. Bu yüzden duygular ve düşünceler hep kalp organına yüklenmiştir. Dolayısı ile ilgili tüm ayetler bilimdışıdır.”

Cevap:

Bu iddianın sahipleri öncelikle Kuranda geçen “kalp” kelimesinin vücuda kan pompalayan organ olarak geçtiğini ispatlamalılar.

“İnsan vücudunda bir et parçası vardır o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozuk olduğunda bütün vücut ifsat olur,İyi bilin ki, işte o et parçası kalptir” (Buhârî, İmân, 39; Müslim,Musâkât, 107)

Yukarıdaki satırlar Buhari’de ve Müslim’de geçen bir hadis. Biliyorsunuz hadisler rivayet edilerek kitaplaştırıldığı için Peygamberimizin ağzından tıpatıp bu şekilde mi çıktı emin olamayız. (05.07.2015 edit : Hatta Resulullah’a mı ait ondan bile emin olamayız, hadis demek Resulullah’a isnad edilen sözler demektir) Ama sonuç olarak bu bir insan sözü. İşte biz Kuran’da “kalp” ten bu şekilde “et parçası” şeklinde bir kullanımda bulunulduğuna şahit olamayız.

Bu konuda pek çok şey söylenebilir. Fakat ben kestirmeden, Kuran’da geçen “kalp” kelimesinin “organ olan kalp” olmadığını yine Kuran’dan ispatlamayı denemek istiyorum:


Öncelikle şu cümle üzerinde biraz kafa yoralım:

Ayşe çay ve kek ………………..

Yukarıdaki cümleyi “yedi” veya “içti” kelimeleri ile tamamlarsak bir anlatım bozukluğuna sebep olur.

Ancak kullanma ihtimalimiz olan “yedi” ve “içti” kelimelerinin yerini tutabilecek bir üst kavram bulabilirsek hem vermek istediğimiz anlamı veririz hem de anlatım bozukluğuna sebep olamayız.

Ayşe çay ve kek  TÜKETTİ.


Şimdi de aşağıdaki mantık problemi üzerinde biraz çalışalım:

A bir robottur.

A algılar.

B bir robot değildir.

B algılar.

Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdaki cümlede boşluk kısmına gelebilecek kelimenin kullanımı  için aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri kesin doğrudur? (sorunun birden fazla doğru cevabı olabilir)

“A ile B ………………………..’leri/ları ile algılarlar.”

I-    B’nin ne olduğundan kesin emin olmalıyız.

II-   A’nın ve B’nin algılama organlarının ne olduğunu bilmeliyiz.

III- A’nın algılama organının ne olduğunu bilmeliyiz.

IV- Boşluktaki yerde hem A’nın hem de B’nin algılama kabiliyetini sekteye uğratmayacak başka bir kavram kullanabiliriz.

V- A ve B’nin algılama organları aynı ise  boşluğa yazılabilir.


Şimdi tek tek şıkları inceleyelim:

I) B’nin ne olduğundan kesin emin olmalıyız.

Eğer B’in ne olduğundan kesin eminsek bu bizim için çözüm oluyor mu bakalım:

Burada B’nin ne olduğunu bildiğimizde onun algılama organını da bildiğimizi varsayıyoruz. Şimdi bu şıkkı test edelim bakalım bizi kesin doğruya götürüyor mu?

Diyelim ki insan burnu ile algılar…

“Robot ve insan BURNU ile algılar.”

Bakın olmadı… Çünkü buraya BURUN kelimesini koyarsak robotun da insan gibi bir buruna sahip olduğunu varsaymış oluruz…

II-   A’nın ve B’nin algılama organlarının ne olduğunu bilmeliyiz.

Test edelim.

B insan ve algılama organı burun.

A bir robot ve algılama organı sensör.

 

Şimdi iki farklı organı aynı cümle içerisinde kullanamayacağımıza göre ve soru bize “ve” bağlacı ile iki ayrı kelimeyi yan yana koyma hakkı tanımadığına göre bu şık da kesin doğru olmamış oluyor.

 

III- A’nın algılama organının ne olduğunu bilmeliyiz.

Yukarıdaki şıklara uyguladığımız mantık bu şık için de geçerlidir, dolayısı ile bu şıkkı da eliyoruz.

IV- Boşluktaki yerde hem A’nın hem de B’nin algılama kabiliyetini sekteye uğratmayacak başka bir kavram kullanabiliriz.

A sensörü ile B ise Burnu ile algılar dedik. Peki bu iki kavramı kullanmasak da bu iki kelimeyi içerisine alacak bir üst kavram kullansak nasıl olur, bakalım.

Robot ve insan ORGAN ları ile algılar.

Sensör= Robottaki algılama organı

Burun= İnsandaki algılama organı

 

Eğer A ve B ayrı ayrı algılama işini ne ile yapıyorlarsa, bu iki “şey”i içine alacak  ortak bir kavram bulmayı başardığımız her durumda bu şık kesin doğrudur.

 

V-  A ve B’nin algılama organları aynı ise  boşluğa yazılabilir.

Bu şık da her halükarda doğrudur.

Fakat burada ince bir nokta var. Şu cümleyi inceleyelim:

“İnsan ve robot beyinleri ile algılar”

Bu cümle için cevap IV mü geçerlidir yoksa cevap V mi?

İlk bakışta cevap V geçerli gibi gözükse de, aslında biz burada cevap IV’ün sınırları içerisindeyizdir. Cümleyi çözümlersek burada insanın algılama organının “beyin” olduğunu çıkarırız fakat buradan robotun da bir beyine sahip olduğunu çıkaramayız. Daha doğrusu bu çıkarımı yaparsak bilmeden hataya düşmüş oluruz. Çünkü biz makineler için de “beyin” kelimesini kullansak da ( kullanışta : bu cihazın beyni arızalanmış değişmesi lazım gibi) bu kelime aslında kullanımdan dolayı ortak bir üst kelime konumundadır. yani cevap IV’ün sınırları içerisindeyizdir.

Sonuç olarak sorumuzun iki doğru cevabı bulunmaktadır. IV ve V…

Umarım örneğimi yeterince detaylı olarak ve mantık hatasına düşmeden ortaya koyabilmişimdir.

Şimdi bir ayet paylaşmak istiyorum:


Araf 179:

Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.

Ayetten alacağımız cümle:

İnsanlar ve cinlerin kalbi vardır.

Yukarıdaki mantık problemlerinden edindiğimiz mantığı uygulamanın tam sırası.

İnsan = Topraktan yaratılmış, kanı vücuda pompalamakla görevli et parçası olan bir kalp organına sahip

Cin= Ateşsiz dumandan yaratılmış. Nasıl bir vücut yapısı var bilmiyoruz.

Hatırlayalım:

“İnsan ve robot beyinleri ile algılar”

Bu örnekte “beyin” kelimesinin kullanılmış olması bu iki algılama organının aynı olduğunu göstermiyor ve aslında bir üst kavram olduğunu ifade ediyor idiyse,

Kuran’da insan-cin ve kalp kelimelerinin aynı cümle içerisinde kullanılmış olmasının sebebinin bize Kuran’da “kalp” kelimesinin “organ olan kalp” olarak değil bir üst kavram olarak verildiğini düşünüyorum.

Dolayısı ile “kalp ile düşünmek” ten kasıt organ olan kalp ile düşünmek değil, insanın cismani olmayan bir yönüne atıf olarak kullanıldığını düşünüyorum.

Aslında “beyin” kelimesi kullanılmış olsa idi bile burada aynı durum geçerli olmuş olacaktı.

Tartışmaya gayret gösterdiğim tüm argümanlar üzerinde hep beraber kafa yormak dileği ile…


Not:

Yorum kısmında “tartışmayı” faydalı bulmuyorum. Konu ile ilgili tartışmak için f

Share