Yusuf Peygamber’in yanlış yorumlanan kıssası : Yusuf’un güzelliği

Bu yazıda Yusuf Suresinde 31. ayetinin “yanlış yorumlanması” ile ayetin asıl anlattığından uzaklaşıldığı konusundaki bulgumu paylaşacağım.

Yusuf Suresi ağırlıklı olarak Yusuf peygamberin kıssasını bizlere anlatır. 19-22 arası ayetlerde Yusuf’un Mısır’a götürülüşü, 23-25 arası ayetlerde kendisine meyleden vezirin/azizin karısının tutumu karşısında Yusuf’un sınanışı ve iftiraya uğraması, 26-29. ayetler arasında da kanıtlarla Yusuf’un suçsuzluğunun ortaya çıkışı anlatılır.


30. Şehirde birtakım kadınlar: “Aziz’in karısı, (hizmetçisi olan) genç (delikanlı) kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış. Öyle ki Yusuf’un sevdası onun kalbine işlemiş. Doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.

 31. Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara davetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusufa): “Çık karşılarına!” dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz! Bu bir beşer değil… Bu ancak üstün bir melektir!


Ayetin yukarıda renklendirdiğim kısmı bakın diğer meallerde de nasıl çevrilmiş:

Kadınlar, onu görünce şaşırdılar, meyve yerine ellerini doğradılar

Böylece onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler 

Kadınlar onu görünce, güzelliği karşısında şaşırıp kaldılar da onu gözlerinde büyüttüler ve şaşkınlıklarından ellerini kestiler

Kadınlar Yusuf’u görünce güzelliği karşısında büyülendiler (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler

Kadınlar Yûsuf’u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler

şimdi onlar bunu görünce kendisini büyük bir varlık olarak tanıdılar, (hayranlıklarından) ellerini kesdiler 

Kadınlar onu görünce hayran kaldılar, onun güzelliğine dalıp gittiklerinden, farkında olmadan kendi ellerini kestiler

Onu gördüklerinde, güzelliğine hayran kaldılar da şaşkınlıkla ellerini kestiler.

Ayette geçen ekberne-hu” ifadesi Yusuf’un çok güzel olması bilgisi dolayısı ile olsa gerek  hep Yusuf Peygamberin güzelliğine atıf yapacak yorumlamalar ile birlikte çevrilmiş. Zira kadınların ellerini kesmeleri ise bu şaşkınlığın neticesinde olduğuna atıf yapılmış. Hatta bazı çevirilerde bir de kadınların önüne meyveler ve meyve tabakları da koyulması ihmal edilmemiş. 

Devam eden ayetlerden sonra bu ayet hakkında çok önemli bir soru soracağım:


32. Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: “İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun ki, ben, ondan karşılık almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Yine Andolsun ki, kendisine emrettiğim (birlikte olma teklifini) kabul etmezse, mutlaka o zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacaktır.” 

33. Yusuf: “Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Eğer onların komplolarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi. 

34. Ve Rabbi onun duasını kabul etti ve onu onların komplolarına karşı korudu. Çünkü O gerçekten her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi detayıyla bilendir.

35. Sonra onlar (Yusuf’un suçsuzluğuna dair) bu kadar delili gördükleri halde, onu (dedikoduların kesileceği) bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular. 


Devam eden ayetlerden anlıyoruz ki valinin karısının amacı Yusuf’a bir komplo kurmakmış! Hatta 33. ayete göre Yusuf “onlara meyletme ve cahilerden olma” tehlikesini kendi nefsinde hissetmiş ve Allah’a dua etmiş.

31. ayete dönersek : Kadınların toplandığı meclise Yusuf’u çağıran valinin karısının amacı neydi? Yusuf’un eşsiz güzelliğinden nasıl etkilendiğini ispatlamak için meclisteki kadınları da aynı duruma mı düşürmekti? BU YÜZDEN Mİ ELLERİNE BIÇAK VERDİ? PEKİ BÜTÜN KADINLARIN ELLERİNİ KESECEĞİNDEN NASIL BU KADAR EMİN OLABİLİYORDU? (lütfen düşünün diyelim ki 10 kişiyi topladınız ellerine keskin bir bıçak verdiniz ve haydi şu meyveleri soyadurun dediniz ve o esnada deneklere çok şaşıracakları bir şey gösterdiniz bu durumda şaşkınlıktan bıçaklar ile ellerini kanatacaklarından emin olabilir misiniz?) EĞER KADINLARA ÖZELLİKLE BIÇAK DAĞITILDIĞI VURGULANMAMIŞ OLSAYDI VE BAZI KADINLARIN ŞAŞKINLIKTAN ELLERİNİ BİLE DOĞRADIĞI ANLATILSAYDI BU ANLAMLANDIRMA DOĞRU OLABİLİRDİ FAKAT VALİNİN KARISI MECLİSTEKİ KADINLARA ÖZELLİKLE BIÇAK DAĞITIYOR VE KADINLAR AĞIZ BİRLİĞİ ETMİŞCESİNE YUSUF’U İNSAN ÜSTÜ SIFATLARLA ÖVMEYE BAŞLIYORLAR BİR DE DAĞITILAN BIÇAKLARLA ŞAŞKINLIKLARINI İSPAT ETMEK İÇİN ELLERİNİ KESİYORLAR!!

Devam eden ayetlerde Yusuf’un onlara meyledip cahillerden olma korkusu ise bunu net olarak açıklıyor. Yani kadınlar Yusuf’un güzelliğinden etkilenmedi, sadece valinin karısının duyduğu yüksek arzuyu haklı çıkarmak için onun kurduğu kumpasa ortak oldular ve kendilerine öğretildiği üzere davrandılar..

Eğer ikna olmadı iseniz :


50. Hükümdar dedi ki: ‘Onu bana getirin.’ Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) ‘Efendine dön de ona sor: ‘Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Doğrusu benim Rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten bilendir.’ 

51. (Hükümdar topladığı o kadınlara:) ‘Yusuf’un nefsinden murad almak istediğinizde durumunuz neydi?’ dedi. Onlar: ‘Allah için, haşa’ dediler. ‘Biz ondan hiç bir kötülük görmedik.’ Aziz (Vezir)in karısı da dedi ki: ‘İşte şu anda gerçek orta yere çıktı; onun nefsinden ben murad almak istemiştim. O ise gerçekten doğruyu söylenlerdendir.’ 


Hala ikna olmayanlar Kuran’ın neresinde Allah Yusuf peygamber’in fiziksel güzelliğini anlatıyor veya övüyor yorum olarak yazabilirlerse sevinirim…

Ayrıca resullerin getirdiği mesaj ile onlarının fiziksel güzelliklerinin yarıştırılması arasında ben bir bağlantı kuramıyorum. Onların hepsi bizlere Allah’ın mesajını bildirdikleri için zaten çok çok güzeller…

Share

11 thoughts on “Yusuf Peygamber’in yanlış yorumlanan kıssası : Yusuf’un güzelliği

  1. güzel bir yorum olmuş.farklı açılardan bakabilmek, baktığını görebilmek ve gördüğünü düzgün anlatabilmek.hoşuma gitti doğrusu.

  2. Buradaki ellerini kestiler ifadesi ile Kuran’da hırsızın elini kesme meselesine dair ayetteki el kesme kelimesi aynı Maide (38-40)

    Bu iki durumu karşılaştırdiginiz da ortaya ne çıkıyor acaba?

  3. Peki kadınları neden çağırdı? Yusuf’u neye ikna etmeye çalıştı? Yusuf yakışıklı olduğuna ikna olsaydı kadınla yatacak mıydı? “Kadın onu arzulamıştı” diyor çünkü öncesinde.

    1. 30 ayete bak.. halk arasında bir dedikodu yayılıyor. Azizin karısı sapıttı yusufla birlikte olmak istiyor.. diyorlar.. Sonra tuzak kuruluyor. Yusuf onların karşısına çıkınca tüm kadınlar ellerini kesiyor. Yani yusuf çok harika bir insan. Kadınların aklını başından alıyor. Azizin karısı aslında haklıymış…. gibi bir mesaj vermeye çalışmışlar. Azizin karısı hakkındda yayılan dedikoduyu bastırmak amacıyla yapılmış olabilir. Soner Can kardeşimiz de peygamberin üzerinde yaratılan etki hakkında güzel bir yorum yazmış.

  4. Bence yorum çok güzel.. Ben hep bu ” güzelliği ” ve ” kadınların birlikte el kesmeleri” saçmalığını düşünür ama bulamazdım.. Burada söylenen şu olması çok daha mantıklı..Kadınların yönetme hırsı ki bunu bir amaç uğruna yalakalık derecesinde emre itaat edip hepsinin eline bıçak alıp(!) bunu yapmaları, Yusuf peygamberin bile kendisine ” ya ben neymişim deyip ” yoldan çıkmasına vesile olmaları ve efendisinin hanımının isteği için ( artık ne ise ) peygamberi bile yoldan çıkarabileceği…. sonradan efendinin ise olayı bir daha tekrarlanmasını istemesi ise “karısına yada olaya ” tarafsız yaklaşılması gerektiği yanında, gerçekten bazı şeylerin göründüğü gibi olmadığını anlamak için daha çok düşünülmesi gerektiğini vurgulamak için anlatılmıştır…bu yoruma katılıyorum…

  5. 29. (Sonra şöyle dedi:) “Yûsuf! (Sen) bundan vazgeç (bunu kimseye anlatma)! (Ey kadın! Sen de) günâhın için mağfiret dile! Çünki sen, günahkârlardan oldun.”
    30. Şehirdeki birtakım kadınlar ise dedi ki: “Vezîrin karısı, delikanlısının nefsinden murâd almak istiyormuş. Doğrusu aşk, kalbine işlemiş. Muhakkak ki biz, onu apa-çık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
    31. Sonunda dedikodularını işitince, kendilerine (haber) gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer hazırladı; herbirine ise sikke (para karşılığı kadınların Yusuf’u, baştan çıkartmaları için ) verdi. ve “karşılarına çık!” dedi. Fakat, Onu iffetini koruyan yüce birisi olarak gördüler. Bunun üzerine uğraşmayı kestiler ve: “Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil! sanki şerefli bir melektir!” ( Aleyhinde bir delil bulamıyoruz ) dediler.
    32. Dedi ki: “İşte, hakkında beni kınadığınız kimse budur! Yemîn olsun ki onun nefsinden murâd almak istedim de o, iffetini muhâfaza etti. Yine yemîn olsun ki, eğer ona emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve mutlaka küçük düşenlerden olacaktır.”
    33. (Yûsuf) dedi ki: “Rabbim! Zindan bana, bunların beni kendisine da‘vet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer onların tuzaklarını benden def‘ etmezsen, onlara meyleder ve câhillerden olurum.”
    34. Bunun üzerine Rabbi onun duasını kabûl etti de, çirkin tuzaklarını ondan def‘ etti. Şübhesiz ki Semî‘ (hakkıyla işiten), Alîm (herşeyi bilen) ancak O’dur.
    35. Sonra (Yûsuf’un iffetini koruyan bir kimse olduğu ispatlandıktan sonra ) o delilleri görmelerinin ardından, yine de onu bir müddet zindana atmaları (kendine söylenene itaat edinceye kadar) kendilerine uygun göründü.

  6. 4. Bir zaman Yûsuf babasına: “Ey Babacığım! Doğrusu ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onlar beni takip edip, peşimden geliyorlar” demişti.
    ////////////
    31. Sonunda dedikodularını işitince, kendilerine (haber) gönderdi ve onlar için yaslana-cak bir yer hazırladı; herbirine ise sikke (para karşılığı kadınların, Yusuf’u baştan çıkartmalarıiçin ) verdi. ve “karşılarına çık!” dedi. Fakat, Onu iffetini koruyan yüce birisi olarak gör-düler. Bunun üzerine uğraşmayı kestiler ve: “Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil! sanki şerefli bir melektir!” ( Aleyhinde bir delil bulamıyoruz ) dediler.
    32. Dedi ki: “İşte, hakkında beni kınadığınız kimse budur! Yemîn olsun ki onun nef-sinden murâd almak istedim de o, iffetini muhâfaza etti. Yine yemîn olsun ki, eğer ona emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve mutlaka küçük düşenlerden olacaktır.”
    33. (Yûsuf) dedi ki: “Rabbim! Zindan bana, bunların beni kendisine da‘vet ettikleri şey-den daha sevimlidir. Eğer onların tuzaklarını benden def‘ etmezsen, onlara meyleder ve câhillerden olurum.”
    ////////////
    50. (Elçi bu ta‘bîri anlatınca) bunun üzerine hükümdar: “Onu bana getirin!” dedi. Nihâyet elçi kendisine gelince, (Yûsuf, hakkındaki ittihâmı gidermek için bu da‘vete hemen icâbet etmedi ve ona) şöyle dedi: “Efendine dön de ona sor; ( o gün ) kadınlar benimle uğraşmayı neden kesmişler? Şübhesiz ki Rabbim, onların hîlesini hakkıyla bilendir.”
    51. (Mısır hükümdârı, o kadınlara:) “Yûsuf’un nefsinden murâd almak istediğiniz zaman zoru-nuz neydi?” dedi. (Onlar:) “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü görmedik!” de-diler. Vezîrin karısı da dedi ki: “Şimdi hak ortaya çıktı! Onun nefsinden ben murâd almak istemiştim. Ve şübhesiz o, gerçekten doğru söyleyenlerdendir!”
    52. (Yûsuf dedi ki:) “Bu (iftirânın anlaşılmasını talebden maksadım), gerçekten benim kendisine gıyâbında hâinlik etmediğimi ve hâinlerin tuzağını kesinlikle Allah’ın muvaffakiye-te erdirmeyeceğini (sizlerin de vezîrin de) bilmesi içindir.”

  7. Dostum bence yazı yazmayı bırakmalısın.
    Arapçaya hakim olmadığın belli.
    Kur’anı kerime ve hadis-i şeriflere de hakim olmadığın belli.
    Kendi mantığınla bir şeyler açıklamaya çalışıyorsun.
    Görüşlerinde zan var. Kusura bakma.

    1. Ben Allah’ın “oku”, “derinlemesine düşün”, “incele” emirlerini yerine getirmeye çalışan bir kulum. Sanırım saydığım kelimelerin anlamlarının bu olduğunu eli sözlük tutan herkes anlayabilir. Bu sitedeki yazılarımın amacı da ahkam kesmek değil; birlikte düşünme eylemini gerçekleştirebilmektir.

      Rivayetlerde “insanlığın güzelliğinin yarısı Yusuf’a verildi” diy e yazarken; alimler Yusuf mu daha güzeldi Muhammed mi diye tartışırken, bana yolumu Kur’an gösterdi.

      Bu yazıda içerdiğim konu en çok emin olduklarımdan. Delilin varsa buyur….

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked *.