Kuran üzerine düşünmek nasıl olmalı?

Yazıma İslami konulardaki sorulara cevap veren bir siteden alıntıladığım bir soru ve soruya verilen cevap ile başlamak istiyorum. Daha sonra neden böyle bir alıntıyla başladığımı açıklayacağım.

Soru: Her şey sudan yaratıldı ise cinler de mi sudan yaratılmıştır?

Cevap: Değerli kardeşimiz;

Kur’an’da bütün canlıların sudan yaratıldığı açıkça ifade edilmiştir. İlgili ayetlerin meali şöyledir: 

“Hayatı olan/canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı?”(Enbiya, 21/30)

“Allah her canlıyı sudan yarattı. Kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi dört ayak üstünde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”(Nur, 24/45)

– “Allah insanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı. Cinni ise hâlis ateşten yarattı.”(Rahman, 55/14, 15)

– Allah’ın kelamında elbette bir çelişki olamaz. Bunun en veciz ifadesi şöyledir:“canlı olan her şeyin sudan yaratıldığını” ifade eden  ayetlerde vurgulanan husus, bir umumî yaklaşımdır, hayatları boyunca en fazla yararlandıkları, en çok muhtaç oldukları unsuru su olan canlılar için kullanılmış bir ifadedir.

–  Cinlerin ve meleklerin sudan yaratılmadıkları gerçeği, bunların, Kur’an’ın umumî ifadesinin dışında olduklarını göstermektedir. Nur suresindeki ayetteki canlıların tasviri, yeryüzünde yaşayan ve gözle görünen canlıları ön plana çıkarmaktadır.

Alıntı yapılan link


vvvEvimin bir duvarında hat sanatıyla yazılmış bir tablo asılıdır; üzerinde mealen şöyle yazar:

 “Yaşayan her şeyi sudan yarattık..”

Evimin duvarına asmak için bu ayeti seçişimin nedeni ne eve bolluk bereket getirmesi; ne kötülüklerden koruması ne de benzeri başka bir şey; Allah’ın Kuran mesajı ile bizden isteğini hatırlatması: Düşünmek, akletmek, tefekkür etmek…

Herkes sürekli “akletmek, akletmek” der durur da bazen sormak isterim: yahu sen bugüne kadar neyi aklettin, üzerine ne kattın yoksa senden önceki hazır reçeteleri tekrar edip duruyorsun da adına akletmek mi diyorsun?

İşte bu düşünceden beni uzaklaştırmasın diye astım ayeti evimin duvarına…

Soruya verilen cevap soru sahibini tatmin etmiş midir bilemem ama bana bunları düşündürdü ve böyle bir yazı hazırlamama sebep oldu.

Ben de kendimce soru sahibine bir cevap yazmak isterim:


Değerli kardeşim:

Öncelikle bu soruyu neden soruyorsun? Bu sorunun cevabının sana ne gibi bir fayda sağlayacağına dair bir ön hazırlığın var mıdır? Kusura bakma soruna soru ile karşılık verdim ama beni en baştan senin sorun bunları düşünmeme sebep oldu…

Değerli kardeşim:

Allah’ın sana ve herkese olan mesajını oturup bir kere okursan bazı şeyleri daha ilk okuyuşunda net olarak anlayacaksın; mesela ana babaya öf bile denmeyeceğini, haksızlık yapmaman gerektiğini, fakire yolda kalmışa yardım etmen gerektiğini, adaletli olman gerektiğini, erdemli olman gerektiğini…Bazı şeyleri ise anlamayacaksın.. Hatta kafan karışacak zaman zaman, dönüp tekrar tekrar okuma gereği hissedeceksin..Ama net olarak anladığın şeyleri uygulama konusunda gayret gösterirsen emin ol diğer hususları da nasibin oranında anlamaya başlayacaksın…

Bak Allah bize ne diyor mesajında:

Taha 114: Gerçek hükümdar olan Allah çok yücedir. Sana vahyi tamamlanmadan önce Kuran’ı (anlamak için) acele etme ve, “Rabbim, bilgimi arttır,” de

Değerli kardeşim,

Artık teknoloji çağında yaşıyoruz. Bizden öncekilere göre Kuranı inceleyebilmemiz  çok daha kolay. İnternet denen teknoloji ve bilgisayarın sunduğu imkanlar bize büyük kolaylık sağlıyor. Ama istersen sana çok büyük yardımı dokunacağı için sadece bir haftanı vererek Kuranı Arapçasından okumasını öğrenebilirsin. Böylelikle kelimeleri tanırsın ve emin ol bu bir haftalık çaban senin çok çok işine yarar. Emin ol bu cevabı sana yazan kardeşin de Arapça bilmiyor ve sadece Arapçasından okumasını biliyor fakat bunun faydasını çok gördü.

Sevgili kardeşim,

Şimdi belki bu soruya hazır bir reçete gibi bir cevap vermeyecek sana bu kardeşin fakat, şimdiye kadar yaptığı araştırmalarının sonunda soruna kendin bir cevap bulman için bir takım ipuçları sunmaya çalışacak…

1- Kuran’da yaratılış, yaratmak söz konusu olduğunda bilesin ki Türkçe’ye “yaratmak” diye veya İngilizce’ye “create” diye çevrilen bu kelime Arapça söz konusu olduğunda farklı farklı duruımlar için farklı farklı kelimelerle ifade edilmiş yaratıcımız tarafından. Ve her bir kelimenin sunduğu izi takip edersen bu büyük bulmacanın belirli kısımlarını görüyorsun. Bu yüzden bu konu gayet zevkli fakat zaman alacak bir konu.

Ancak yaratıcımız bize bakın bir de ne diyor bunu hiç farketmiş miydin:

Ankebut (29)  Suresi 20. Ayet:

“De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır.” Gerçekten Allah her şeye kadirdir.” 

Yani güzel kardeşim, bak Rabbimiz bize bir yol da gösteriyor bu konuda ayrıca. “Yeryüzünde gezip dolaşmak” vurgusu ile ne diyor yaratıcımız bize acaba?

2. Sorunun içeriğini oluşturan Enbiya Suresinin 30. ayeti (benim de duvarıma astığım kısım) aslında ayetin tamamı değil kardeşim:

Eve lem yerâ-lleżîne keferû enne-ssemâvâti vel-arda kânetâ ratkan fefetaknâhumâ  vece’alnâ mine-lmâ-i kulle şey-in hayy(in)  efelâ yu/minûn(e)

İnkâr edenler, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi? Yine de inanmazlar mı?

Hatırlarsan hemen yukarıda 1 nolu başlıkta “yaratılmak”, “yaratılış” ile ilgili büyük bir resmin olduğundan bahsetmiştim. İşte bu ayet bulmacanın bir kısmı ile ilgili… Renklendirdiğim kelimeler sana ipucu versin.

Hemen Nur Suresine bakalım, renklendirmelerimi takip et.. (45. ayet bu arada 24,25 değil!)

Va(A)llâhu ḣaleka kulle dâbbetin min mâ-/(in)(s) feminhum men yemşî ‘alâ batnihi veminhum men yemşî ‘alâ ricleyni veminhum men yemşî ‘alâ erba’(in)(c) yaḣluku(A)llâhu mâ yeşâ/(u)(c) inna(A)llâhe ‘alâ kulli şey-inkadîr(un)

ALLAH bütün canlıları sudan yaratır. Onlardan kimi karnı üzerinde yürür, kimi iki ayakları üzerinde yürür, kimi de dört ayak üzerinde yürür. ALLAH dilediğini yaratır. ALLAH her şeye gücü yetendir.

Zihninde bir şeyler canlanmaya başladı mı? İlk ayet için biraz Big-bang teorisini okuyabilirsin yardımcı olabilir.. İkinci ayet için de Evrim Teorisini..

Ah Evrim Teorisi dedim, hani şu yaratılışı inkar etmeye çalışan bilim adamlarının uyduruk teorisi değil mi?

Ama ne yapayım sevgili kardeşim, Allah’ın emrine bilmeden onlar uyuyor ve “ilk başta nasıl yaratıldığımızı” öğrenmek adına yeryüzünü onlar gezip dolaşıyor…) Bizim onları çürütmek için kullandığımız argümanlar bile onların not defterlerinden araklama değil mi? Yahu diyorum onları çürütmek için hazırladığımız belgeselvari şeylerdeki görüntüler bari bizim tarafımızdan hazırlanmış olsa onlar da onlardan alıntı.. Ya da kuşe kağıda bastığımız dergilerdeki bir tanecik fotoğrafı emek verip biz çekseydik ya? )

Halbuki Allah’ın bize verdiği tam ve mükemmel kelimelerin sunduğu ipuçlarını yanımıza alarak yeryüzünde biz bir yolculuğa çıksaydık; ne güzel olurdu değil mi kardeşim?

Sevgili kardeşim,

Enbiya 30’da benim dikkatimi çeken bir şeyi paylaşarak bu yazımı noktalamak istiyorum:

“Yer ile gök’ün bitişik olduğunu ve onların birbirinden ayrılmış olduğunu inkar etmeyenler görüyor da inkar edenler mi görmüyor? Neden ayette böyle söylenilmiş? Sen gördün mü mesela yer ile göğün bitişik olup ayrıldığını… O halde sen ve ben de mi -haşa- inkarcıyız? Acaba bu yer ile göğün bitişik olması ve onun birbirinden ayrılması nedir? Bunu görülmesi nedir? Ayet tam olarak hangi duruma ve kimlere sesleniyor?

Gördüğün gibi, Kuranı referans göstererek “herşey sudan yaratıldıysa” diye bir başlayan soru aslında ön hazırlıksız bir soru olarak kendini ele veriyor..

Çok okumalı çok düşünmeliyiz.. Önyargısızca…

Saygılarımla kardeşim…

Share