Hadisler vahiy midir?

Kuran dışında peygamberimize vahiy gelmiş midir? Neden olmasın? Allah nebisine büyük bir görev yüklemiş ve zaman zaman onu desteklemiş, yönlendirmiş olabilir. Bu konuda Kuranda işaretler var. Doğrusunu Allah bilir.

Fakat bu Kuranda hiç yer almayan haram ve helallerin de peygamberimiz tarafından bildirilen vahiyler olduğuna yeterli bir delil midir? Bir tarafta Kur’an ve O’nda yer alan haram ve helaller; diğer tarafta rivayetler yolu ile peygamberimizin iki dudağı arasından çıktığı söylenen haram ve helaller…

v1
Bu yazıda bu iddianın doğruluğunu araştırıyorum.
v2
Bu söz peygamberimize ait olabilir mi?

Peki içimize böyle bir soru düştü ise ne yapacağız; bu sorunun cevabını nerede arayacağız? Elbette ki Kur’anda arayacağız.

Bu konuda “Allaha ve resulüne itaat”, “Allahın ve resulünün haram kıldığı” gibi ifadeler var Kuranda. O halde sorumuzun cevabını almış olduk mu? “Allaha ve resulüne itaat” edin diyor ise Allah’a itaat eşittir Kuran ve resulüne itaat eşittir hadisler deyip bu sorudan çıkmış oluyor muyuz?

Peki o zaman Enfal Suresi 1. Ayeti nasıl anlamalıyız: “Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah’a ve Resulüne aittir.”

Bu konuda bakın Muhammed Esed çeviri dipnotunda ne diyor?

_MG_0780-2

“Bütün ganimetler, Allah’a ve O’nun Elçisi’ne aittir” ifadesi, savaşta elde edilen ganimet üzerinde kişisel olarak hiçbir savaşçının hak iddia edemeyeceğini bildiriyor: Çünkü ganimet, Kur’an’da ve Hz. Peygamber’in öğretilerinde (Sünnetlerinde) yer alan ilkelere göre kamu malıdır ve İslamî devlet (ya da cemaat) yönetimi tarafından kamunun yararına kullanılır ya da dağıtılır.

Bu ve benzeri açıklamalar bir yorum olmaktan öteye gidemiyor maalesef. Bana yorum değil delil lazım.

Eğer ben “Allaha ve elçisine itaat edin” ayetini “Allaha ayrı elçsine ayrı” olarak anlayacak isem “Allah’a ayrılan ganimet ve elçisine ayrılan ganimet” şeklinde de anlayabilmeliyim.

Enfal 41: …..kulumuza indirmiş olduğumuza inanıyorsanız şunu bilin: Ganimet/kazanç olarak elde ettiğiniz şeylerin beşte biri Allah’a, resule, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışa aittir…..

Bakın ayet açık açık Allah’a aittir elçisine yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara aittir diyor; Allah’a da ayrılan ayrı bir pay olmalı değil mi?

Tabi ben ayeti bu şekilde anlamıyorum ama tutarlı düşünmeye çabaladığımı göstermek için ironi yapıyorum: Enfal 1 ve 41’de tabi ki bunun böyle olmadığında herkes hemfikir ancak burada kullanılan mantık neden “Allah ve resulüne itaat” ayetleri söz konusu olduğunda terke ediliyor ve “Allah’a ayrı resulüne ayrı itaat” şeklinde anlaşılıyor?

Şimdi Enfal 1 üzerine takrar düşünelim:

Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve resulüne aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah’tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin.

Ayetten öğreniyoruz ki; peygamberimize savaş ganimeteri hakkında hüküm sormuşlar. Ayet bu sorunun sorulmuş olduğunu açık açık vurguluyor..

Peygamberimiz de demiş ki: Ganimetler Alah ve resulüne aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah’tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin.

Şimdi iddia şu ki; ayetin burada bittiği noktada peygamberimiz devam etmiş, “ganimet hakkında şöyle bir hüküm verdim filan zümre şu kadar ganimet alacak falan durumda şunun ganimet alması haramdır şuna şuna helaldir” demiş. Ama bu alan “hadis”lere bırakılmış, Kuran’da geçmemiş ama hadis de zaten “vahiy” olduğu için ve biz resule itaat ayeti dolayısı ile de bu rivayetlere de uymak zorundayız ve uymaz isek dinden çıkarız…

Sizce burada bir tuhaflık yok mu?

Peki diyelim Allah bazı vahiylerini Kuranda bize bildirdi ve bazı haram ve helalleri  “hadis”  alanına bıraktı, o halde Enfal 41’de yapılan taksimat nedir? Enfal 1’de “Allah ve resulüne itaat edin” diyerek yine hükmün Kuranda (Enfal 41) verileceğine işaret ediliyor olabilir mi?

Şimdi gözümüzde bir sahne canlandıralım. Padişahın elçisi komşu ülkenin hükümdarına gider ve:

-Duyduk duymadık demeyin. Bu padişahımızdan bir fermandır. “Ey komşu ülkenin hükümdarı ve yanındakiler, bana ve elçime itaat edin, elçime itaat etmeniz bana itaat etmeniz demektir, elçim kendi karalarını değil benim kararlarımı size açıklar. Hükümdarınız bana bir mektup yazmış ve sormuş ki filanca topraklarda paylaşım nasıl olacaktır? Siz küçük bir ülke olduğunuz için bir pay alacaksınız biz iki pay alacağız. Bu böyle biline”

Buraya kadar olan kısım biraz sesli düşünmeydi.

Şimdi esas paylaşmak istediğim bulgularıma geliyorum. Şimdi sizinle bir ayet paylaşacağım:

Muhammed Suresi 2. Ayet: İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed’e indirilene inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.

Ayette “Muhammede indirilen” ile vurgulanan nedir?

İşte bu soruya cevap bulur isek yazının başında sorduğum soruya da kuvvetli bir cevap bulmuş olacağız:

Kuran boyunca arıyoruz sorunun cevabını:

6:114- ALLAH’tan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma.

26:192 Bu, evrenlerin Rabbinin indirdiği vahiydir.

32:2  Bu kitabın indirilişi, hiç kuşkusuz, evrenlerin Rabbi tarafındandır.

36:5 Bu, Üstün ve Rahim olanın indirdiği bir vahiydir.

39:1 Kitabın indirilmesi, Üstün ve Bilge olan ALLAH’tandır.

40:2 Bu kitabın indirilmesi, Üstün ve Her şeyi Bilen ALLAH katındandır.

45:2 Bu kitabın indirilmesi, Üstün ve Bilge olan ALLAH katındandır.

46:2 Kitabın indirilmesi, Üstün ve Bilge olan ALLAH’tandır.

76:23 Kuşkusuz, Kuran’ı sana bir indirişle biz indirdik.

2:23 Kulumuza indirdiğimizden kuşku içinde iseniz, buna benzer bir sure getirin. ALLAH’tan başka tüm tanıklarınızı da yardıma çağırın, doğru sözlü iseniz

2:176 Böyledir; çünkü ALLAH gerçeği içeren kitabı indirmiştir ve kitap hakkında tartışanlar ise doğrusu derin bir anlaşmazlık içindedir.

3:3 Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri onaylayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i de indirdi,

4:136 Gerçeği onaylayanlar! ALLAH’a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önceden indirdiği kitabı onaylayın. Kim ALLAH’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse büsbütün sapıtmış olur.

Hak olarak Muhammed’e indirilen nedir? Eğer bir de kitap dışında hüküm içeren yani bizim sorumlu tutulacağımız vahiyler var ise bu sorunun cevabı olarak baktığımızda neden vurgu hep ama hep Kurana?

Linki veriyorum: link

İndirilme kelimesi ve türevlerinin tamamını buradan okuyabilirsiniz…

Selamlar…

Not: Yukarıda görsel olarak paylaştığım “rivayet” ile ilgili bir yazı arzu edenler okuyabilirler: Link

Share

1 thought on “Hadisler vahiy midir?

    levent

    (Mart 13, 2015 - 11:40 pm)

    Neden böyle bir sistem hatası olmuş anlamadım; ilgileneceğim. Yorumunuzu aşağıya ekledim. -kuranincelemesi-

    “Hadisler vahiy midir?Başlığına aşşağıdaki yorumu şifre hatası yüzünden gönderemedim.Buradan gönderebiliyorum.Selamlar.
    Selam
    Güzel çalışmalarınız var teşekkürler.
    “Hak olarak Muhammed’e indirilen nedir?” sorusuna delil gösterdiğiniz ayetlerde vurgunun Kuran’a olması hadisleri Kuran gibi vahiy sayanlara kesin delil içermeyecektir.Çünkü “ben yanlız bana vahyedilene uyarim.” ayetini göstererek “bakın Resul “ben yalnız Kuran’a uyarım” demiyor.” diyorlar.Devamında “demek ki Kuran dışı vahyedilmiş birşey var.Bu da sahih hafisler ve korunmuş sünnettir.” diyerek uydurmalarını delillendirdiklerini zannediyorlar.

    Sizin söylediğiniz ve yukarıda delil olarak sunduğunuz ayetler gayet güzel ve açık bir ifade ile vahyin Kuran olduğunu,bizlerin de sadece Kuran’dan sorumlu olduğumuzu gösteriyor.Allah razı olsun.
    Ancak yukarıdaki gibi inananlara,inandıklarının yanlış olduğunu çok açık ve çarpıcı ifadelerle vahyin Kuran olduğunu bildiren ayet,En’am suresi 19. Ayettir.
    Saygılarımla . Levent

    Sor: “Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Bu Kur´an bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım. Siz gerçekten Allah´ın yanında başka ilahların bulunduğuna tanıklık ediyor musunuz?” De ki: “Ben buna tanıklık etmiyorum.” De ki: “O, sadece tek bir tanrıdır! Ve ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım!” (En’âm 6:19)”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir