Vurun boyunlarının üstüne…

ahah

Ah ki ah diyorum….

Fazla laf kalabalığı yapmadan doğrudan bulgularıma geçiyorum:

Söz konusu ayet Enfal Suresi 12. ayet…

Okuyalım:

Hani Rabbin meleklere vahyediyordu ki: «Şüphesiz Ben sizinle beraberim. Haydin, imân edenleri tesbit edin, kâfir olanların yüreklerine elbette korku düşüreceğim. Hemen boyunlarının üstüne vurun ve onların bütün parmaklarına vurun…» (Ömer Nasuhi Bilmen)

İşte o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüreğine korku salacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, parmaklarına, parmaklarına vurun”. (Elmalılı)

Kuran ayetlerini anlamaya başlamak için öncelikle biraz mantığımızı kullanmamız gerekmektedir. Önce şu soruları soralım…

1. Tespit: Allah burada meleklere vahyediyor.
2. Tespit: Allah Meleklere Arapça mı vahyediyor?
3. Tespit: Ayette geçen “vurun boyunlarına ve parmaklarına” ifadesi insanlara mı bir emirdir yoksa meleklere Allah tarafından yapılan ve bizim de haberdar edildiğimiz bir vahiy midir?

Ayette çok açık olarak Allah’ın Meleklere olan vahyi bize aktarılıyor.. Yani “boyunlara ve parmaklara” vurmak ile emrolunan melekler… Ve Allah meleklere “Arapça” veya herhangi başka bir dünya lisanı ile vahyetmiyordur.

O halde bize bu bilgi verildiğine göre biz buradan “savaşta yapılması gereken bir tutum” mesajını çıkarmayacağız; Allah meleklere yaptığı bu özel vahyi bir lisana ; Arapça lisana çevirirken neden boyun ve parmak kelimelerini seçti onun üzerine düşünmeliyiz.

r

Mesela Nisa 119’da da buna benzer bir durum vardır… Daha insanlık süreci yeni başlarken şeytan der ki: …“Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onlara boş kuruntular kurduracağım, mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar

Bunu ekseri tefsirciler şöyle açıklar: “Hayvanların kulaklarını yaracaklar” ifadesi, cahiliye döneminde, develerinden bazılarının kulaklarını yararak putlarına adayan ve bunu bir gelenek haline getiren Arapları anlatmaktadır. “

Yaa demek öyle.. Şeytan bekleyecek bekleyecek ta ki cahilliye Arap devri zamanına kadar ondan sonra hadi hayvanların kulaklarını yarın diyecek hem de Arapça..

Arkadaşlar şeytan bu sözü Arapça söylemedi…Hiç bir dünya lisanında da söylemedi. Rabbimiz bize bu durumu aktarırken o zamanki Arapça imkanları dahilinde bir bilgi kodladı insanlık için…

Eğer baştan mantığı doğru kurmaz isek ve söz gelimi “zina veya borçlanma” ayetlerini anlarken kuracağımız mantığın aynısını yukarıdaki iki ayete ve benzerlerinde de kurarak işe başlarsak (yani hüküm aramak mantığı ile) işte yazının başında paylaştığım görseldeki zatın hatasına düşeriz…Veyahut da bu tip paylaşımlardan beslenen ateistlerin…

 

Ek bilgi:

Enfal 12’de geçen boyun ve parmak ve vurmak  kelimelerine dair Kurandan bir inceleme:

Unuk kelimesi( boyun)

13:5 Şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmalısın: “Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” İşte onlar, Rab’lerini inkâr edenlerdir. Onlar, boyunlarına prangalar hak edenlerdir. Onlar ateşin halkıdır; nitekim orada ebedî kalıcıdırlar.

17:13 Her insanın kaderini kendi kişisel seçimine bağlamışızdır. Diriliş gününde, kendisi için bir kayıt çıkarıp yayımlarız.

17:29 Elini boynuna bağlama ve tümüyle de açma yoksa pişman olur, üzülürsün.

Tamamı için: link 

Benan kelimesi (parmak)

75:4 Evet; parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter

Vurmak olarak çevrilen darabe kelimesi:

Bu belki de en çok anlama sahip kelimelerden birisidir Arapça’da..

Tamamını incelemek için: link

 

 

Share