Kuran’da geçen “salat” kavramı | Bakara Suresi 110. Ayet

Kuran’da geçen “salat” kavramı | Bakara Suresi 110. Ayet

Bu yazıda Kurandaki “salat” kavramını incelemeye devam ediyorum. İnceleme sonuçlarını toplu olarak LİNK’ten takip edebilirsiniz.

 

“akimus-salat” ifadesinin geçtiği her yerde bir ya da birkaç önceki ve sonraki ayetlerde muhakkak “kitap” tan, kitabı okumaktan, onu çalışmaktan, anlayıp gereklerini yerine getirmekten bahsedildiğini önceki yazılarda gördük.

 

2:110 ayetinde de bağlama bakmadan “Veekîmû assalâte veâtû-zzekâ(te)(c)” ifadesinin “namazı kılın ve zekatı verin” olarak çevrilmesine ve anlaşılmasına dair tek bir delil yoktur. Bilakis “AYAKTA TUTUN (AKİMU) ifadesi burasının “namaz kıl” olarak anlaşılmasını imkansızlaştırmaktadır. AKİMU (form IV) bir şeyi ayakta tutmak demektir.

 

2:110 ayetinde  bağlama baktığımızda ise yine “KİTAP” tan bahsedildiğini görüyoruz.

 

Sözü fazla uzatmıyorum.


  1. Yoksa siz de, daha önce Musa’ya istekte bulunulduğu gibi ELÇİNİZDEN İSTEKLERDE BULUNMAK MI istiyorsunuz? Kim GÜVENMEYİ (iman) , ÜSTÜNÜ ÖRTMEKLE (kafir) değişirse, şüphesiz dosdoğru yoldan sapmış olur. (61. Ayette Musa’nın halkının ne yaptığı, ne gibi isteklerde bulunduğu anlatılır, Musa peygamberin halkını kölelikten kurtarma çabası karşısında halkın gerçekleri bildikleri halde konforlarından vazgeçmek istememeleri ve eski düzenlerine geri dönme çabaları anlatılır)

Not: Tam burada yeri gelmişken söyleyeyim: Kuran “geçmişin masalları” değildir. Kuranda özellikle Musa ve halkının itirazları/isteklerini çok iyi anlamaya çalışmalıyız. Bunu anlamak da içinde yaşadığımız çağın dinamiklerini çok iyi anlamaktan geçer. “Aaa salaklara bak koskoca peygemberi bırakıp “sebze, hıyar, sarımsak, mercimek ve soğan ” derdine düşmüşler diye komik bir eleştirel yaklaşımla okuyorsanız 61. sureyi Kitaptan hiç bir pay alamamışsınız demektir. ( Bu ayeti Arapçasından tecvit kurallarına göre şarkı gibi okuyorsanız bunu bırakmadıkça zaten sizin hiç şansınız yok maalesef) Bizim çağımızın hıyarları, sarımsakları, mercimekleri neler ve biz bunlardan vazgeçemeyerek hangi köleliklere talip oluyoruz; bunu çok iyi anlamalıyız.

KAYNAK: http://www.yenihaberden.com/konyada-iphone-6-kuyrugu-47827h.htm
Erişim tarihi: 22.08 .2018
  1. Ehl-i kitaptan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi GÜVENİNİZDEN (iman) vazgeçirip ÜSTÜNÜ ÖRTÜCÜLÜĞE (kafir) döndürmek istediler. Yine de siz, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedip bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

 

  1. Namazı kılın (SALAT’I AYAKTA TUTUN) , zekâtı verin (ARININ) , önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah’ın katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.

 

  1. (Ehl-i kitap:) Yahudiler yahut Hıristiyanlar hariç hiç kimse cennete giremeyecek, dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara: Eğer sahiden doğru söylüyorsanız delilinizi getirin, de.

 

  1. Bilâkis, kim muhsin olarak yüzünü Allah’a döndürürse (Allah’a hakkıyla kulluk ederse) onun ecri Rabbi katındadır. Öyleleri için ne bir korku vardır, ne de üzüntü çekerler.

 

  1. Hepsi de KİTABI OKUMAKTA OLDUKLARI HALDE Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dediler. Hıristiyanlar da: Yahudiler doğru yolda değillerdir, dediler. (Kitabı) bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

 

Share

One thought on “Kuran’da geçen “salat” kavramı | Bakara Suresi 110. Ayet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir