Kuran’da sema kavramı

 

network

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Kurandaki kelimeler arasında bariz bir ilişkiler ağı var. Bu ağ yapısı özellikle bazı konular için uzun ve dikkatli bir çalışma gerektiriyor. Bu yüzden pek çok çalışmam henüz nihayete ermemiş durumda. Bundan böyle, uzun sürecek konuların başlangıç bulgularını “ayet ve notlar” kategorisi altında paylaşmak istiyorum.

Kuran’da geçen “sema” kavramı da incelemesi uzun sürecek kavramlardan. Çünkü kelime pek çok ayette geçiyor ve ayette geçen diğer kelimeler anlaşılmadan ayetin neye işaret ettiğinin tam olarak çözülmesi mümkün değil.

Dilimize “gök” veya kelimenin çoğul olması durumunda “gökler” olarak çevrilen “sema” kelimesi, SİN MİM VAV kökünden geliyor ve bu kök Kuranda 381 kez kullanılıyor.

İSİM kelimesi bu kökten gelme. Araplar neden  bir varlığı ifade etmemizi sağlayan kelimeye “İSİM” demiş olabilirler?

Aşağıdaki bilgi ilginç:

Her şeyin seması onun yukarı tarafıdır. Şair şöyle der:

İpek gibi kırmızıdır; üst tarafı (sema) parlak, alt tarafı (arz)  ise tozludur.

 Her sema altındakilere göre sema; üsttekilere göre arzdır.

 Kaynak: Müfredat – Kur’an Kavramları Sözlüğü – Rağıp el-Isfahani

Yani bir varlığın ÜSTÜNDE olan şey; yani İSİM….

İşte “sema” da aslında “üstte olan” demek. Alttakine (arz) göre üstte olan (sema)

Kavram 310 kez Türkçeye “gök/gökler” olarak çevrilen formda kullanılıyor. İngilizceye iki türlü sky ve heaven/heavens olarak çevrilmiş.

Birlikte en çok kullanıldığı kelime “arz”….

Bu kelimenin ilk anlamı evet , gök/gökler… Fakat “bir şeyin alttakine göre üstte olması” anlamı unutularak her ayette “gök/gökler” olarak anlaşılması çok önemli bilgilerin ıskalanması anlamına geliyor zannımca.

310 ayeti birlikte incelendiğinde nihai bulgularımı paylaşacağım inşallah…

 

Not: Konuyu tartışabilmemiz için fforum’da başlık linki.

 

 

 

Share

3 thoughts on “Kuran’da sema kavramı

  1. Selamünaleyküm.
    Sema olarak yazılan tekil yazılan gök, güneş sistemi,atmosfer gibi yakın bir gök tanımlıyor.
    Semavati olarak çoğul yazılan gökler kelimesi ise evreni tanımlıyor.

  2. Selamünaleyküm.
    Tefsirlerin çoğunda, Fussilet suresi-12. Ayet evrenin yaratılışı olarak anlatılır.Ancak ,ayet de gök sema olarak tekil yazılmıştır.Ayet, evrenin değil, atmosferin yaratılışını anlatır.ALLAH, önceleri su buharı halinde olan atmosferi düzenleyerek katlar halinde yaratır. Her bir kata da görevlerini bildirir.Bilim de, dünyayı zararlı ışınlara ve gök taşlarına karşı koruyan atmosferin her bir katının ayrı bir görevi olduğunu ispatlamıştır.Müslüman bilim adamlarının acilen toplanıp, bilimle ilgili ayetlerin tefsirleri yapmalarında büyük fayda olduğunu düşünüyorum.

  3. Selamünaleyküm.
    Fussilet suresi 11. Ayet’te ,atmosferi yaratmak için hem göğe, hem de yere emrediyor.Yere neden emrediyor?Çünkü demir elementi, dünyanın Theia adlı mars büyüklüğündeki gezegenle çarpışması sonucu gökten indiriliyor ve batarak dünyanın demir çekirdeğini oluşturuyor.Göğün 7. katı olan ve atmosferin parçalanmasını önleyen manyetik alanın oluşması için çekirdeğin dönmesi gerekiyor.Bu emirle ALLAH,demir çekirdeği döndürerek manyetik alanı oluşturuyor.Atmosferin 6 katı ve manyetosferle beraber 7 gök katı yaratılıyor.Yer ve gök konuşup nasıl emrine gönüllü uyduk diyorlar?Çünkü, cansız bildiğimiz varlıklarda dahi bir bilinç var.Fizik bilimi, cansız dediğimiz ve ışığı oluşturan foton taneciklerinde, çift yarık deneyi ile bilinç olduğunu ispatladı.Dedektörlerle izlenen foton tanecikleri izlendiğini biliyor ve parçacık özelliği gösteriyor.Dedektörler kaldırıldığı zaman ise dalga özelliği gösteriyorlar.

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked *.