Yusuf Suresinin fazileti

12/1 Elif. Lâm. Râ. Bu (harfler), apaçık kitabın mucizeleridir.

12/2 Akledesiniz diye biz onu arabi bir Kur’an (mükemmel dile sahip)*  olarak indirdik.

12/3 Sana bu Kur’an’ı vahyederek kıssaların en güzelini hikaye edeceğiz ve bundan önce sen elbette onu bilmeyenlerdendin.

12/111 Yemin olsun ki, resullerin kıssalarında, aklını ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur’an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine o, önündekini tasdikleyici, her şeyi ayrıntılı kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir.

 

Böyle başlar ve böyle biter Yusuf Suresi… Ve sure bize “Yusuf Kıssası”nını tafsilatıyla anlatır.

Yusuf Suresinin benim kişisel yolculuğumda önemi büyüktür; ve hala önemini korumaktadır.

Bu kısa yazıda Yusuf Suresi hakkında tespit ettiğim bir  “fazilet”e dikkat çekmeye çalışacağım.

 

Kuranda geçen kelimelerin anlamlarını doğru olarak Kuran açıklar. Çünkü sözlükler zaman içerisinde değişir; kelimelerin anlamları farklılaşabilir. Oysa Kuran kendi kelimelerini açıklıyor ya da sözlüklerdeki hangi anlamı seçeceğimiz konusunda bizlere kuvvetli deliller sunuyor.

20:114 =  Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. Sana O’nun vahyi tamamlanmazdan önce Kur’an’ı (okumakta) acele etme ve «Rabbim, benim ilmimi artır» de.

75: 16-17-18-19 = Onu aceleye getirip dilini oynatma. Onu toplamak da okutmak da bize düşer. Biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşunu izle. Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir.

İşte Yusuf Suresi “benim şu ana kadarki tespitime göre” kelimelerin anlamını açıklama konusunda da ön plana çıkıyor. Belki de “kıssaların en güzeli” diye nitelendirilmesinin bir sebebi de bu.


 

*”Arabiy” (Arapça) kelimesinin kökü olan A’RB, Arapçada, “kusursuz, mükemmel” anlamına gelir.  Kuran’ın mesajı tüm insanlığa gönderildiğinden, Arapça olan orijinal Kuran’ın dilinin anlaşılması onun Arapça oluşundan değil, Arapçasının gerçekten A’RB, yani “mükemmel” oluşundan kaynaklanıyor. Kuran’ın dili arapçadır, kusursuzdur, mükemmeldir. Bir Arap peygambere mükemmel bir Arapça ile nazil olan Kuran, Rahman tarafından öğretildiği için (55:2), hangi dille konuşursa konuşsun, tüm insanlık için Tanrısal bir mesajdır, bir elçidir. Bu konuda Cengiz Özakıncı’nın “Dil ve Din” isimli kitabını okumanızı tavsiye derim.

Bu konuda detaylı bir yazı hazırlamayı düşünüyorum.

 

Share
Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked *.